İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

19 Mart 2017 Pazar

BU MİLLETİN YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ!

KONUK YAZAR
               

    Bedrettin KELEŞTİMUR


(2010 yılında kaleme aldığımız makale)

150 yılın getirdiği asıl sancı,
Bu milletin, ‘kendi yürüyüşünü terk etmesidir!

Kur’an buyuruyor; “Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmesin!
Kim böyle yaparsa, artık Allah’dan(onun için yardım namına) bir şey yoktur.
Ancak (dost görünerek) onlardan (gelebilecek) bir tehlikeden sakınmanız müstesna!
 Bununla beraber Allah, sizi kendisinden sakındırır!
Dönüş ise ancak Allah’adır.” (Ali İmran, 28)

Hadis, “Kişi arkadaşının dini / yolu üzerinedir”


Bu milletin yol arkadaşı kim olmalıdır sorusuna bu bağlamda daha net cevaplar verebiliriz!

Ayet, “Ey iman edenler! Eğer kendilerine kitap verilenlerden bir fırkaya uyarsanız,
İmanınızdan sonra sizi, kâfirler olarak (küfre) geri döndürürler.” (Ali İmran, 100)

Bu milletin kendi tarihinden, kültüründen, irfanından, örfünden,
 İnancından taşıdığı bir kimliği vardır… Bu millet kendi binasını o değerler üzerine inşa etmiştir…
Bu değerler, kendisine ait değerlerdir!
Bütün kuralları, ilkeleri, örfleri yıkacaksınız…
İnsanın, ‘kendi’ olması kadar doğal bir şey var mı?

              ****                                                                     ***

Ayet, “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kuran’a) sımsıkı sarılın ve parçalanmayın!
Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ki, bir zamanlar (birbirinize ) düşmanlar idiniz de
(Allah) kalplerinizin arasını (İslam ile) birleştirdi;
Böylece O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.
Ateşten bir çukurun kenarında (küfür içinde) idiniz de sizi oradan kurtardı.
Allah size ayetlerini böyle açıklar, ta ki hidayete eresiniz.” (Ali İmran, 103)

İslam öncesi Medine hayatında ne vardır; Medine’nin iki yerli halkı Evs ve Hacrec…
 Yahudiler, Medine’de kendi hâkimiyetlerinin devamı için sürekli,
‘asabiyeti’ kavmiyetçiliği canlı tutmuşlardır…
İslam’ın getirdiği kardeşlik şuuru, düşman iki kabileyi bir araya;
ideal birliği etrafında kenetlenmelerine vesile olmuştur…
İnancımız, ‘birlik ateşini’ bir büyük meşale haline getirmiştir!

              ***                                                                       ***

Biz sırrımızı kimlerle paylaşmalıyız…
Kendi derdimizi, kendi sıkıntılarımızı kimlere anlatmalıyız…
Tabii ki, en yakınımızda bulunan dostlarımıza…

Ayet; “Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin;
 onlar size fesat çıkarmakla kusur etmezler.
Çünkü (her zaman) sıkıntıya düşmenizi istediler.
Doğrusu kinleri ağızlarından taşmıştır. (hep aleyhinizde konuşurlar)
Sinelerinin gizlediği (kin ve düşmanlık) ise daha büyüktür.
 Eğer akıl erdirirseniz, ayetlerimizi size iyice açıkladık.” (Ali İmran, 118)

Yolumuzun üzerindeki asıl levhalar!
Kaza yapmamamız için o ışıklara dikkatle yönelelim…

              ***                                                                       ***

Samimiyetle yönelirsiniz,
İnanırsınız,
Güvenirsiniz,
Aynı duyguları karşıdan görmeniz veya paylaşmanız mümkün mü?

Ayet; “İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz;
(Onlar ise) kitapların tamamına iman ettiğiniz halde sizi sevmezler.
Sizinle karşılaştıkları zaman; “İman ettik!” derler.
Kendi başlarına kalınca da, size olan öfkelerinden parmaklarını ısırırlar.
 De ki: “Öfkenizle geberin!”
Muhakkak ki Allah, sinelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.” (Ali İmran, 119)

İşte, AB yolculuğunda ki, 1963 tarihinden bugünlere gelinen tarihi senaryo…
Türkiye siyasal, sosyal ve ekonomik politikalarını AB’ye uyarlamış!
Türkiye, kendi politikalarında gösterdiği yakınlığı AB ülkelerinden bulabiliyor mu?
İşte, batı dünyasının 1400 yıldır değişmeyen iç dünyaları…
Ve hala bu milletle hesaplaşma arzuları!

              ****                                                     ****

Acaba diyorsunuz,
Söz konusu ‘müttefiklerimiz’ bizim iyiliğimizi mi istiyorlar?
Bizim, Ortadoğu’da söz sahibi olmamızı mı arzuluyorlar?

Ayet; “Eğer size bir iyilik dokunursa, (bu) onları üzer;
fakat size bir kötülük gelirse, onunla sevinirler.
Eğer sabreder ve (günahlardan) sakınırsanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez.
Şüphesiz ki Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla kuşatıcıdır.” (Ali İmran, 120)

 ****                                                                   ***

Yolumuzun üzerindeki ışıklı levhalar,
Bizleri sürekli uyarıyor…
Bütün bu uyarılara,
Bütün bu ikazlara rağmen,
Bizler ne yapıyoruz;
Olanca kaza yapsak da,
Arabamız onlarca defa takla atsa da,
Bildiğimiz yoldan, istikametten şaşmıyoruz…

              ****                                                     ***

Sadece yakın geçmişimize yüzlerimizi çevirelim;
İçeride ve dışarıda maruz kaldığımız olaylar zinciri…
Bizler, dış politikamızda;
“sıfır problem” diyoruz!
A’sindan Z’sine kadar,
Tarihi konuşalım diyoruz…
Onlar, ‘hesaplaşma’ ve  ‘sinsi tuzaklar’ peşindeler!
Sahte yüzler,
Sahte barış şarkıları!

              ***                        ***

Yazımızın başına, “Bu millet, kendi yürüyüşünü terk etti” dedik!
Ve onun bizlere yüklediği, ‘Ağır fatura…’
Ve bitmeyen sancılar,
Baş ağrıları!

***                       ***

Bu millet, ‘kendiyle yüzleşmeli…’
Yolundaki, Işıklara yönelmeli!
Akif’in dediği gibi,
“Kuran’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine anlatmalıyız İslam’ı”
Bizler, “Ne ham yobaz, Ne kaba softayız…”
Aklımızın, örfümüzün, dinimizin çizdiği yolda,
Milletin değerleriyle örtüşen,
O tarihi ihtişamda,

Aynı vecd, aynı aşk ve aynı saftayız…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder